Pages

31 Mayıs 2017 Çarşamba

Duanın Gücü - "La ilahe illallah" öyle bir kelimedir ki..


"La ilahe illallah" öyle bir kelimedir ki..

"Onu söyleyen görünmez şeytanlardan ve görünmez kazalardan,belalardan korunur ve bunlardan emin olur ve tekrarında ise her bakımdan kurtuluşa erişir ve feraha kavuşur. "

ÖMEMLİ NOT: Bu yazı içerisinde üç harfliler olarak bilinen görünmez varlıklar da olduğu için bu makale sizi ürkütebilir ve olumsuz etkileyebilir.Kendinize güveniyorsanız okuyun ama güvenmiyorsanız ve bu gibi konularda çok hassas biri iseniz okumamanızı tavsiye ederim.. Yazıma arada sıra da aklıma geldikçe bazı bilgi eklemeleri daha yapmaya çalışıyorum..Bunlarla ilgili bilgileri en alttaki NOTLARDA okuyabilirsiniz..

Şimdi anlatacağım hikaye sizin de başınıza geldi mi bilmiyorum ama (büyük ihtimalle gelmiştir..neden gelmiştir?bunu ileride açıklıcam) benim bir kaç sefer başıma gelmiştir..Genellikle ben sakin biriyimdir..Ama evin durumu benim sakinliğim gibi olmayabiliyor..Tabii bunun pek çok nedenleri var ama ben şimdi bunlara girmicem..Çünkü uzun bir hikaye.. :)

Ben sakin biri olmama rağmen arasıra hem ailevi hem de siyasetten dolayı bazı olaylar nedeniyle çok stresli bir hale girebiliyorum..Yani anlayacağınız çok sıkıntılı bir durum olabiliyor.Tabii bu sıkıntılı durum,beni de içerden bayağı bir sarsıyo..Olumsuz etkiliyor..

Görünmez varlıklar var mıdır?

Bu olumsuz etkilerin ben de 2 sonucu oluşuyor; 

1) Biri stresin yaratmış olduğu çeşitli rahatsızlıklar /hastalıklar vs..
2) Diğeri ise şu görünmez varlıkların sizi rahatsız etmesi olur ya,işte öyle bir şey..Evet,gerçekten öyle bir durum var..

                                                              Kızgın insan - Angry human (1)

Görünmez varlıklara bilmeden davetiye göndermek..

Eğer üzerinizdeki stres siz de, çok ağır bir yoğunlukta ise bu bu durum etrafınızda negatif enerjilerin (yani negatif elektromanyetik dalgaların) oluştuğu anlamına da geliyor demektir.Eğer etrafınızda bu şekilde olumsuz negatif enerjiler varsa,bu durum ayrıca "görünmez varlıklara"da davetiye gönderilmesi anlamına da gelebiliyor..Siz farkında bile olmadan onlara ,üzerinizdeki yoğun stres enerjisi nedeniyle bir davetiye göndermiş oluyorsunuz..

İşte ben de çocukluğumdan beri yaşamış olduğum çeşitli sıkıntılardan (streslerden) dolayı,etrafımda kendiliğinden oluşan negatif enerjiler nedeniyle (tabii ki bilmeden ve kendi kontrolüm dışında) kendi üzerimden şu görünmez varlıklara sürekli olarak mesajlar göndermişim.. "Hadi sizi bekliyom,sizi davet ediyom gelin.." diye .. :))

Görünmez varlıklar ansızın gelirlerdi ama ...

Hatırladığım kadarı ile bu varlıklar çocukluğumdan beri rahatsız edip dururdu..Ben ise her defasında onlardan Yüce Allah(cc)'ın sayesinde kurtulurdum..Ve genellikle geceleri sabaha karşı uyku semesindeyken gelirlerdi..

O vakitlerde ne zaman yanıma ansızın gelseler,Yüce Allah(cc),ben daha hiç birşeyin farkında bile olmadan,daha uykusemesindeyken,o an içime birden bire "La ilahe illallah" kelimeyi tevhidini aklıma getirerek,o görünmez varlığın şerrinden kurtulmamı sağlardı..

Ben bile bu kelimeyi tevhidin,o an uykusemesindeyken nasıl aklıma geldiğini halen bile düşünüp dururum..Tabii ki Allah'ü Teala hazretlerinin sayesindedir,bunu bilirim,farkındayımdır..Benim demek istediğim,bu çok farklı bir durum..

Uyku felci mi yoksa..


                                                                karabasanla karşılaşma (2)

O görünmez varlıklar genellikle sabaha doğru geldikleri için,(bazen de gece ortalarında gelebiliyorlar),siz uykusemesindeyken hiç birşeyin farkında olmayabiliyorsunuz..Gece uykudayken,sanki biri sizi sıkıyormuşcasına (sizi) hareketsiz bırakıyor ve konuşmak istediğiniz halde konuşamıyor,hareket etmek istediğiniz halde hareket edemiyorsunuz" gibi bir durumla karşı karşıya kalıyordum.. Yani yukarıdaki resim gibi oluyorsunuz..Sanki biri sizin üzerinize çıkmış,göğsünüze bastırmaya çalışıyor gibiydi..

Bu duruma kamuoyunda (ki bu tıp dilinde) "uyku felci" diye adlandırılıyormuş ancak bu çok ayrı bir konudur..Olaya manevi açıdan baktığımızda, "cin ve karabasan" denen  görünmez varlıklar, sizinle uğraşmakta ve sizi esir almaya çalışmaktadır..Görevi ise belli, "insanı kontrol altına alıp,onu tanrı yolundan saptırmak.."

Ben bu duruma çok sıkça rastladım..Onlar her defasında geldiğinde tam ben gözümü açacağım zamanda ortadan kayboluyorlardı..Onları hiçbir şekilde göremiyordum.."Acaba ben de rahatsızlık,hastalık falan mı var?" diye düşünmeye başlamıştım..Şu uyku felcini okuyunca,"acaba" dedim kendi kendime..Bir türlü karar veremiyordum..

İşte o an....

                                                                   karabasan (3)

Bu görünmez varlıklar öyle her gün değil,arada sırada "siz ne zaman her şeyi unutup gittiniz ya işte o sıralarda" ansızın gelebiliyordu..Sonra aradan zaman geçti..Bunlar gene bir gece beni rahatsız etmeye başlamışlardı..

Ancak ne olduysa işte o an yüce Allah(cc) bana,benimle uğraşan o görünmez varlıkları görme izni vermişti..Uyku semesindeyken,gene üzerime çullanmışlar,sanki adeta beni ele geçiriyormuşcasına bana baskı yapmaya başlamışlardı..Hareket dahi edemiyordum..Konuşmaya çalışıyom ama konuşamıyordum..

Görünmez varlığın siması..

                                                       Yüzüklerin Efendisi - Gollum karakteri (6)

İşte ben de o an uykusemesindeyken,gene Allah(cc)'ın izniyle "la ilahe illaallah" demeye başlamıştım..Ve birden gözümü açıverdim o görünmez varlığı uykusemesinde ,yorganın bir ucu hizasında onu görüvermiştim..Siması tıpkı yukarıdaki resme benzeyen yaratık gibiydi..Ama o biraz daha şekilli ve çirkindi..Bir çocuk kadar kısa boylu,sırtı hafif kemikli kambur,ayakları (bacak kısmı) sanki hayvanların bacağı şekilde bükülmüş şekildeydi..Tarifini söylemek gerekirse,şu "yüzüklerin efendisi" filminde "gollum" karakterini oynayan karakter gibiydi..Ama ondan daha çirkin olduğunu söyleyebilirim..Tabii tam olarak hatırlayamıyorum ama hatırladıklarım hemen hemen bunlardı..

Ona ne oldu? Bilemiyorum..

                                                                   Gözde ateş belirmesi (7)

Sonra o da (benim gözlerimi açıp onu gördüğümü görünce) korkmuş olmalı ki,hızlı bir şekilde ansızın ortadan kayboluverdi..Ve o anda hemen kalktım yüce Allah(cc)a adeta isyan edercesine "Ey Allah'ım! Sana o kadar dua okuyorum,ayetler okuyorum,ama gene de bana bunları musallat ediyorsun..Ne diye onları cezalandırmıyorsun? Madem benim onları görmeme izin verdin,bana da onlarla mücadele edebilme ,onları alt etme gücü ver..vs vs.." (Tabii o an okuduğum duayı şu an pek hatırlayamıyorum şu an,aklıma gelenleri açıklamaya çalıştım..)

Bu duayı,serzenişi söyledikten saniyeler içerisinde birden gözümün önüme bir perde indi ve sanki "bir ateş geldi ve ardından bir çığlık sesi.." gibi hissettim.. Öyle ki ne olduğunu dahi anlayamamıştım..Her şey saniyenin yarısı kadar içerisinde olup bitmişti.."Acaba" dedim,olabilir mi? diye düşünmeye başladım..Sonra o gece yanıma bir sopa aldım.."Bir daha gelirse,onun kafasına indiricem bunu,bu kesin" dedim.. :)) Sonra uykuya daldım..

Aradan uzun bi zaman geçti,bi daha gelip giden olmadı..Ama daha sonra kara duman (karabasan) şeklinde görünmez varlık gelmeye başladı..Onu da o duman şeklinde gördüm..Tabii gene yüce Allah(cc)'ın sayesinde o musibetlerden de kurtulmayı başardım..Şimdi Allah(cc)'a şükür şu an öyle şeyler yok..Ancak tabii ki bu kurtulma "tamamen kurtulma" şeklinde değil..Bunu biliyorum,farkındayım..Bunların gene ansızın tam unuttuğum anda geri gelebileceklerini tahmin ediyorum..Bunun nedenini de aşağıda açıkladım;

"Yüce Allah(cc)ın insanı hemen her şey ile sınaması.."

Tabii Kur'anı kerimden ben şunu anladım;

Şeytanın yüce Allah(cc)a vermiş olduğu yeminden dolayı,(bu yemini BURADAN bakabilirsiniz) bunlardan tamamen kurtulmak pek mümkün değildi..Evet,aslında bu tür ayet ve dualarla bu görünmez varlıkların şerrinden kurtulmak mümkün  ama bunlardan tamamen kurtulmak pek mümkün değil..

Herhangi bir kişinin bunlardan kurtulduğunu söylemesi de pek doğru değildir..Bunun pek çok nedeni vardır..Bunların en önemli ikisi ise şunlardır;

1.si şeytanın Yüce Allah(cc)'a vermiş olduğu yemindir..
2.si ise yüce Allah(cc)'ın Kur'an'da pekçok ayette belirttiği gibi "insanın başıboş bırakılmaması,sınanması vs" gibi nedenlerdir..

Bu tür nedenlerle insanoğlunun "kıyamete kadar başıboş bırakılmayacağı ve şeytanın insanoğlunu rahatsız edeceği" görülüyor..Yani kısaca insan, doğumundan ölümüne kadar yüce Allah(cc) tarafından sürekli olarak (kaza,bela,musibet vs ile) sınanıp duracaktır..Bu sınamaların arasında şeytanın tuzakları da vardır.. Bu tuzakların en belli başlı olanları ise işte bu görünmez varlıklardır..

Peki ne yapmak gerekiyor?

                                                        La ilahe illallah (4)

Yüce Allah(cc) hazretleri,bu gibi durumlarda bana sadece "la ilahe illaallah" kelimeyi tevhidi değil,diğer ayet ve dularını da aklıma getiriyordu..Örneğin,"Lâ ilâhe illallah Muhammeden Resûlullah; Allahü Ekber; Allahtan başka ilah yoktur; Allah en büyüktür.." gibi..Bu kelimeleri uykusemesinde sürekli tekrar ediyordum..Tabii bu kelimeler dediğim gibi benim aklıma ansızın geliyordu..

Hatta bunların türkçelerini "Allahtan başka ilah yoktur; Alllah en büyüktür" gibi dahi söyleyerek de (ki bunlarda yüce Allah'ın izniyle o an uykusemesinde aklıma getirmesiyle) bunlardan kurutulabiliyordum..Ben bundan şunu anladım; "Her insanın kendi lisanında bunları okuyabileceğini ve bunlardan gerekli olan sevap ve korunmaları" Yüce Allah(cc)'tan alabileceği kanısına vardım..

Uykusemesindeyken Yüce Allah(cc) tarafından aklıma getirilen dua ve ayetler şöyleydi;
-------------------------------------------------------
* Lâ ilâhe illallah (Kelime-i Tevhid)
"Allah'tan başka İlah yoktur.." (Bu kelime-i tevhidin sürekli okunmasında fayda vardır..)

* Lâ ilâhe illallah Muhammeden Resûlullah (Kelime-i Tevhid)
"Allah'tan başka İlah yoktur.Muhammed Onun elçisidir.."

* Allahü Ekber (Tekbir)
"Allah en büyüktür.."

* La havle vela kuvvete illa billahil-aliyyil-azim (İsm-i Azam'da geçen ve tek başına da okunabilen kuvvetli bir duadır..)
"Dert ve felaketi defedici Allah'tan başka güç ve kuvvet yoktur. /Güç ve kuvvet, sadece Yüce ve Büyük olan Allah'ın yardımıyla elde edilir."

Bismillahirrahmanirrahim (Besmele)
"Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla (başlarım)"

* Eşhedü en Lâ ilâhe illallah Eşhedü enne Muhammeden abdûhu ve resûluhu (Kelime-i Şehadet)
"Ben şehadet ederim ki, Allah'tan başka İlah yoktur. Ve yine şehadet ederim ki, Muhammed Onun kulu ve elçisidir.."

Bu dua ve ayetleri öyle hafife almayın..

                                                Rahmetli Sadri Alışık - Filmini hatırlayamadım (5)

Bu dua ve ayetler (hele de "La ilahe illallah" kelimesi) öyle kutsal kelimelerdir ki,bunlar insanoğlunun hem dünya da hem de ahirette bir kurtuluş reçetesi gibidir..Bunlara sürekli devam eden bence kurtuluşa erişir..Uykusmesindeyken sizinle uğraşmak isteyen görünmez varlıklara karşı sizi korur,size yardım eder..Bunların hele de "La ilahe illallah" kelimesinin öyle faziletleri vardır ki,anlatmakla bitmez..Şu kainat ve arşı ala bile bu kelimenin heybetinden tir tir titrer.Yanına "Muhammedün Rasüllallah" eklenince,kainatın ve arşın rahatladığı dile getirilir..

Bu dua ve ayetleri öyle hafife almayın,dedik..Görünmez varlıklara inanmasanız bile bunları samimi bi şekilde okumaya devam edin..Bu kutsal kelimeler özellikle de "La ilahe illallah" kelimesi,inanmayan insanları bile koruyabilir..Yeter ki samimi bir şekilde söyleyin..

Bu görünmez varlıklardan korunmak için çok basit olan şu 4 dua ve ayeti  " Fatiha,İhlas,Felak ve Nas" surelerini,akşamları yatmadan evvel,en az 3 sefer okumanız aslında yeterlidir..Bunların yanında isterseniz diğer ayet ve duaları da okuyabilirsiniz..Ayetel Kürsi,Amener Resülü gibi ayet ve dualar da son derece tesirli dua ve ayetlerdir..Ben genellikle sabahları en az yarım saatimi dualara ayırırım..Akşamları yatmadan evvelde bahsedilen dua ve ayetleri okur öyle yatarım..

Ve öyle tahmin ediyorum ki,gece vakitlerinde gelen o görünmez varlıkların şerrinden korunabilmek için ansızın aklıma gelen ayet ve duaların sırrını da bu şekilde anlamış olmuştum..Size de bu nedenle bu dua ve ayetleri içinizden geldikçe,boş zamanınız ve fırsatınız oldukça ve samimi şekilde devamlı okumanızı tavsiye ederim..İnanın bunun çok faydasını göreceksinizdir..

Bu arada şunu da ifade edeyim...

Dua ve ayetleri,saplantı şeklinde saatlerce sürecek (yüzlerce,binlerce hatta on binlerce kez) şekilde okumamanızı tavsiye ederim..

                                                                  Dua ve ayet okumak-zikir (8)

Medya da ve bazı dini kitaplarda,"İşte şu kadar okursanız şöyle olur,şu kadar okursanız böyle olur!" gibi bazı dua ve ayeti kerimelerin yüzlerce,binlerce hatta on binlerce kere okunması konusunda bazı bilgiler geçmektedir..Şahsen ben bunları hiç denemedim ve denemeyi de hiç düşünmüyorum..

Çünkü,bunun insana zarar verebilecek cinsten iki önemli nedeni vardır;

1.si kelimelerin bu şekilde uzun süre boyunca sürekli tekrar edilmesi,bu bahsettiğimiz görünmez varlıklara (yanınıza gelmesi konusunda onlara) gizli mesajlar gönderilmesi anlamına da gelmektedir..Siz belki bunun farkında olmayabilirsiniz ama "bir insanın herhangi bir kelimeyi böyle saatlerce sürecek şekilde sürekli okuması,etrafında olumsuz negatif enerjilerin oluşmasına"da neden olabilmektedir..Bu şekilde görünmez varlıklara istemeden de olsa gizli mesajlar gönderilmiş olunabiliyor..Buna çok dikkat etmek gerekiyor..

2.si ise kelimelerin saplantı şeklinde (saatlerce sürebilecek şekilde) sürekli okunması,insanın akıl sağlığını da ciddi anlamda olumsuz etkileyebilmektedir..Yani insanın akıl psikolojisini de bozabilmektedir..Akıl sağlığının bozulması ile ilgili psikaytr hastalığı konusunda ciddi travmalar yaşanabilmesi de söz konusudur..

Bunlara çok dikkat etmelidir..Bence bu tür ayeti kerime ve duaları öyle saatlerce ve yüzlerce,binlerce kez okumak yerine,günde bir kaç defa (mesela 2-3 sefer) okumak yeterde artabilmektedir..Hatta 1 sefer dahi okunması bence yeterlidir..

Neden yüzlerce,binlerce okumak gereksin ki? 

Allah(cc),sizin içinizden geçeni bilmiyor mu (ki,siz illa da kendi isteğinizin yerine gelmesi için bu şekilde,kendinizi şartlandırarak) saatlerce sürecek,yüzlerce,binlerce kez dua ve ayetleri okumak zorundasınız? Bu resmen (haşa) Allah(cc) ile pazarlık yapmak değil midir? "Ben şu kadar Allah'a dua ve ayet okuyacağım,Allah'ta bana istediklerimi verecek!"

Yüce Allah(cc)'ın bir insanın dileğini,isteğini yerine getirmesi için,insanın onu yüzlerce,binlerce kez belirtmesine gerek var mıdır? Tabii ki yoktur..Sade ve samimi bir şekilde istedikten ve anlatıldıktan sonra,o isteği istemek ve gerekirse onun için günde bir/birkaç sefer dua ve ayetler okumak,bence yeterlidir..Yüzlerce,binlerce hatta on binlerce kez okumak bence gereksiz ve insan sağlığını son derece tehlikeye sokabilen bir durumdur..Buna çok dikkat etmek gerekmektedir..

Onlardan kesinlikle korkmayın..Korku onların besin kaynağıdır..

                                                                     Allah (cc) (9)

Ve artı şunu da ifade edeyim..Bu üç harfliler olarak da bilinen şu görünmez varlıklardan kesinlikle KORKMAYIN..Allah(cc)'ın izni olmadan asla size zarar veremezler..Siz onlardan korktuğunuz gibi onlarda sizden çok korkmaktadır..İnsanda varolan korku,onların besin kaynağıdır..Onlara bu fırsatı vermeyin..

Onlardan korkmayın ve onlara karşı başınızı dik tutun..Sakin olun ve onlarla mücadele edebilmenin tek yolunun "Allah(cc)'a sığınmak ve onun dua ve ayetlerini okumak olduğunu" sakın unutmayın..Bu dua ve ayetleri,fırsatınız,boş zamanınız oldukça sıkça okuyun ve tekrarlayın..

Sizi ele geçiremediği için sevdiklerinizi size düşman edebilir..Buna da dikkat edin..

                                                                   öfkelenmek (12)

Bu şekilde görünmez varlıkların şerrinden her zaman emin olursunuz..Görünmez varlıklar,size bu şekilde zarar veremez.Ancak sizi etkileyemediği,kontrol altına alamadığı ve ele geçiremediği için,sizden intikam almaya ve bunun için de sizi en hassas yerinizden vurmaya çalışacaktır..Mesela en sevdiğiniz insanları hedef alıp,onları size musallat etmeye,onları size düşman etmeye çalışacaktır..

Eşiniz,çocuklarınız,anne ve babanız,kardeşleriniz...Bunlar olmadı komşularınız,arkadaşlarınız,dostlarınız..Hatta hiç tanımadığınız kimseler de olabilir..Şaka değil gerçekten,bu görünmez varlıklar bu sevdiğiniz kişileri sizlere musallat edebilir,size karşı düşman olmasını sağlayabilir..

Peki,bunu nasıl yapabilir? O da aslında çok basit..Bu bahsettiğimiz sevdiğiniz kişiler,eğer bu gibi durumlar konusunda iradesi (irade bünyesi) zayıf  (yani psikolojik açıdan çok hassas biri) iseler,bu görünmez varlıkların onları kendi kontrolü altına alması ve onları kullanarak,onları size musallat etmesi de kaçınılmaz hale gelebilir..

Eminim bu tür durumlarla kesin sizler de karşı karşıya kalmışsınızdır..Ama nereden bileceksiniz ki,onları kullananın bu görünmez varlıklar olduğunu? :) Zaten bilebilmeniz de pek mümkün değildir..Sadece bunu hissedebilirsiniz..

                                                                  Kalp kırmak (10)

Bu durumda ne yapmalıyız? Bu konuda yapacak bir şeyiniz olmayabilir..Ancak "sakinliğinizi korumanız" son derece önemlidir..Ziraa sevdiklerinizi size musallat eden bu görünmez varlıkların istedikleri şey de,zaten sizin de onlara karşı bir düşmanlık beslemenizdir..Yani onlara karşı saldırgan bir hale gelmeniz,onun işini daha da kolaylaştıracaktır..Onların amacı,insanları birbirine düşürmek ve düşman etmektir..Yani bir nevi kalp kırmak,sevdiklerinizle aranızın açılması,öfkelenmek,şiddet eylemi içerisinde olmak vs vs..

Şiddet eylemi söz konusu ise; Tabii karşı tarafın size karşı ani gelebilecek ağır saldırgan (şiddet eylemi) bir durumu olmadığı sürece..Eğer gücünüz yetiyorsa ve mümkünse eğer,bu ani saldırgan (şiddet) eylemlerine karşı kendi tedbirlerinizi ,(sakin bir kafayla ve eğer mümkünse kimseye zarar dahi vermeden) alabilirsiniz..Bunu yapabiliyorsanız yapın..Mümkün değilse yada ve gücünüz de yetmiyorsa,bu ani saldırgan (şiddet) eylemler için diğer tanıdıklarınızdan,komşularınızdan, çevrenizden yada ülkenizdeki güvenlik güçlerinden yardım alabilirsiniz..

                                                             Sakin olmak ve dua okumak (11)

Şiddet eylemi söz konusu değil ise; Normalde (yani eğer saldırgan (şiddet) eylemi içerisinde değil) ise burada yapılabilecek en akıllıca durum "sakinliği korumak ve Allah(cc)a sığınmak ve elden geldikçe onun dua ve ayetlerini sürekli okumaktır.." Tabii ki,bu şiddet eylemlerinin varlığında da aynı şekilde yüce Allah(cc)'a sığınmak ve onun dua ve ayetlerini okumakta da çok büyük faydalar vardır..

Unutulmamalıdır ki bu görünmez varlıklarla mücadele edebilmenin tek yolu; "Allah(cc)'a sığınmak,onun ayet ve dualarını okumaktan geçer.." Samimi bir şekilde okursanız daha çok faydasını görürsünüz..

                                                           iletişim (dialog) kurmak (14)

"Dialog (iletişim) kurmak"da çok önemlidir ; Ve bir de şiddet eylemi olsun /olmasın,mümkünse  (yapılabiliniyorsa) eğer  o kişiyi sakinleştirmek,barışık hale getirmek vs adına, onunla Dialog (iletişim) kurmak'ta son derece önem taşımaktadır..Bu tür vakaların büyük çoğunluğunun ,dialog (iletişim) yolu ile çözüldüğünü unutmamak gerekir..

Zaten bizim toplumumuzun bu açıdan çok şanslı bir toplum olduğunu söyleyebilirim..Çünkü,iki kişi arasında geçen/geçebilecek bu tür vb olaylarda,toplumumuzun en çok uyguladığı yöntem,dialog (iletişim) kurma yöntemidir..Bu açıdan bu vb sorunların çözümü konusunda bir sorun yok gibi.. :)) Ama yine de tedbiri elden bırakmamak gerekir..

Unutmadan karşı taraf ile dialog kurarken,şiddet ve hakaret içeren söz ve hareketlerde bulunmamak gerekir...Bu durum ters tepki yaratılmasına neden olabilir..

"Bana bişey olmaz!" demeyin,herkesin başına gelebilir..

                                                           Olum Bak Git!  😆

Her neyse,yukarıda anlattığım şu hadise ile eminim sizler de karşılaşmışsınızdır..Karşılaşmadım demeyin inanmam..

Çünkü "şu dünyada gelmiş geçmiş hiç bir insanoğlu yoktur ki,görünmez varlıklar onlara bir defa dahi musallat olmasın.."

İmkanı yok,mutlaka gelmiştir..Ki o görünmez varlıklar şu dünyaya gelen hemen her peygambere dahi musallat olmaya çalışmışlardır..O nedenle "bana gelmedi/gelmez" demek çok mantıklı bir durum değil..

Çoğu insan bu tür gerçeklerle karşılaştıkları zaman,bunu etrafına anlatmaya çekinir.Bu normaldir.Ben bile bunu etrafıma pek anlatamamışımdır.Çünkü anlatsaydım büyük ihtimalle beni bir kaçık :)) olarak göreceklerdi.Aslında kendileri de bu derdin içerisinde oldukları halde,bunu başkalarından dinlemek de onları rahatsız edebiliyor..O yüzden bu tür şeyler öyle her yerde anlatılabilecek şeyler değil..

Ancak çok güvendiğiniz kimseler olmalı ki onlara anlatabilesiniz..Kaldı ki onlara dahi anlatabilmek pek mümkün olmayabiliyor..Bu nedenle bi arada bi derede kalırcasına çaresiz kalabiliyorsunuz..Ve bu sorunla kendiniz ya mücadele etmeye çalışıyorsunuz yada ona kendinizi teslim ediyorsunuz..

Akıl hastanelerinin dolup taşmasının sırlarından biri bu olabilir..

                                                            Akıl hastalıkları (13)

Aslında size bir gerçeği daha anlatayım bu konuda..Akıl hastanelerin büyük çoğunluğu da zaten bu tür nedenlerden dolayı dolup taşabilmektedir..Yani düşünün bi kere..Her gece (her gece olmasa dahi çoğu sıklıkla) böyle bir şeyle karşılaşıyorsunuz.Ama bunu hiç kimseye anlatamıyorsunuz..Anlatsanız bile size kimse inanmıyor ve dahası sizi aklını yitirmiş kaçık biri olarak görmeye başlıyorlar..

Dolayısı ile çoğu insanda bu nedenden dolayı ,bu tür şeyleri etrafına pek anlatamıyor.Anlatamadığından dolayı da,bu gerçekle tek başına,yüz yüze kalmış oluyor..Bununla tek başına başa çıkamadığı için de ,o insanın durumu psikolojik olarak çok daha kötü hale gelebiliyor..Sonraları ise aklını yitirmeye kadar varan bir çeşit psikiyatr hastalıkla sonuçlanıyor..Ve akıl hastanesi ile sonlanabiliyor..

Bu anlattığım tabii ki,işin başka bir boyutu..Psikiyatr hastaların hepsini aynı kefeye koymak pek mümkün değildir..Çok az bir kısmının gerçekten beyinle alakalı gerçek psikiyatr hastası olduğu açık..Yani bu durum aslında bir nevi "beynin bir yerlerinde ciddi hasarların vs olması" ile alakalı...

Bizim demek istediğimiz ise "beyinde bu gerçek hasarların olmamasına rağmen,hastanın bundan sanki hasar varmış gibi etkilenmesi durumudur.." İşte bu da beyni etkileyen dış faktörlerin olduğu anlamına gelebiliyor..Halbuki diğerinde beyni etkileyen dış faktör değil,iç faktördür..Yani beynin kendisi ile alakalı oluşan bir sorundur..

Her neyse ben psikiyatr hekimi falan değilim..Sadece düşüncelerimi açıklıyorum..Bunu çözecek olan konusunda uzmanlaşmış hekimlerdir..Biz kaldığımız yerden devam edelim..

Görünmez varlıkların insana musallat olması gerçektir ve Kur'an'da da yeri vardır..Bu kutsal kitap görünmez varlıkların varlığı ile birlikte bu görünmez varlıkların neden insanoğluna musallat olmaya çalıştığını da açıklar..Bunun en güzel örneği şeytanın yüce Allah(cc)'a "insan ile uğraşacağına,onları yoldan çıkaracağına vs" dair vermiş olduğu yemindir.. (BAK)

İşte bu yeminden dolayıdır ki,şeytan dünyaya gelmiş ve geçmiş her insanoğlu ile (onu yoldan çıkarmak adına) sürekli olarak uğraşmıştır..Bunun için de etrafında kendisine hizmet eden o görünmez varlıkları,insana musallat olması için kullanmıştır..Ve kıyamete kadar da kullanmaya devam edecektir..

UYARI: Yukarıdaki bilgilerin bir kısmı benim bizzat yaşamış olduğum olaylardan oluşmaktadır.Ve sadece yaşadıklarımı paylaşmak ve okuyuculara bilgi vermek amacıyla verilmiştir..Yukarıda verilen tavsiyeler de,sadece bilgi vermek amaçlıdır..Kesin yapılması gereken kurallar değildir..

"Uyku felci" / herhangi bir psikolojik travma yaşama gibi ciddi sağlık sorunlarınız varsa,öncelikli olarak ülkenizdeki sağlık kuruluşlarına (rahatsızlığınız ile ilgili konusunda uzman olan hekimlere) başvurmalısınız..Buradaki bilgiler sadece bilgi vermek amaçlıdır..

NOT: Din konusunda etrafta dolaşan aşırı dincilerin olumsuz hallerine,safsata düşüncelerine veya dinle dalga geçen diğer kişi ve gruplara pek aldırış etmeyin derim.."Gerçek din" bunların kafalarında kurguladıkları din anlayışı değildir..Bir kere bunu kafanızdan silin..Gerçek dini ancak Kur'an-ı okuyarak anlayabilir ve benimseyebilirsiniz..Saygılarımla..E.Y.

NOT: Bu yazıyı alel acele yazdığım için,bazı eksiklikler oluşmuştu.O eksiklikleri gidermeye çalışıyorum..Yazıyı yazarken aklıma gelmeyen ama daha sonraları gelen bu yazı ile alakalı bazı düşünceleri de zaman zaman ara ara bu sayfaya eklemeye çalışıyorum..Bunlarda kanaatimce çok önemli konular..Elimden geldiğince sade ve anlaşılır şekilde olmasına çalışıyorum..Yazımı önceden okuyan ve yorum yapan arkadaşlarımdan da özür diliyorum bu nedenle..Sayfaya yapılan eklemeler,yazıların silinmesi değil eklemeler yapılması ile alakalıdır..Yazıların hiçbiri kesinlikle silinmemiştir..Sadece aklıma o zaman gelmeyen düşünceleri eklemeye çalışıyorum..Umarım anlayışlı olursunuz..Teşekkür ederim..E.Y.

NOT: Artık ekleme bitti.Başka eklemeler olmayacak. (08.06.2017)

KAYNAKLAR;
-------------------
(1) resim1 http://www.dsuu.cc/quwei-46838.html
(2) resim2 http://radio0fm.blogspot.com.tr/2014/05/el-regreso-de-los-demonios-violadores.html
(3) resim3 http://miss-maple.jugem.jp/?day=20101208
(4) resim4 https://archive.org/download/LaIlaheIllallahMuhammedenrasulullah-Gif/LaIlaheIllallahMuhammedenrasulullah-Gif.gif
(5) resim5 https://www.youtube.com/watch?v=xxNfhX22HNA
(6) resim6 https://telemunity.wordpress.com/tag/paciencia/page/2/?iframe=true&preview=true%2Ffeed%2F
(7) resim7 http://fairygoblin.blogspot.com.tr/2010_09_01_archive.html
(8) resim8 https://blessingsoflight.wordpress.com/tag/dhikr/
(9) resim9 http://www.islamiforumlar.net/hareketli-resimler-gifler/148-hareketli-allah-yazilari.html
(10) resim10 http://www.e-psikiyatri.com/etiket/kirik-kalp-sendromu
(11) resim11 http://sevilay-develi.blogcu.com/huzurlu-ve-sakin-olmak-guc-dogurur/11181741
(12) resim12 http://popados.livejournal.com/283361.html
(13) resim13 https://www.medikalakademi.com.tr/akil-hastaneleriyle-ilgili-dehsete-dusuren-rapor/
(14) resim14 http://www.reemnp.com/tag/diyalog

Yayıncı: Yazar Ertuğrul Yıldırım tarafından yayınlanmıştır; Copright 2017

7 yorum:

  1. Çok geniş,açıklayıcı ve bunun birebir sıkıntısını yaşayan bir insan olarak gayet açık yüreklilikle yazmışsın. Öncelikle bu atılımını kutluyorum Yıldırım.Ben genç iken zorlu günlerde, uykunun hangi evresinde bilmem ama göğsümün üzerine çöken o baskıdan kurtulmak için çırpınırken, aynı senin fark ettiğin gibi Allah'ı zikretmenin çeşitli söylemleri otomatikman söyleyebilip, birden derin bir nefesle uyanırdım şükürler olsun. Bugüne kadar fark ettiğim bir durum daha, çok şeyi unuttuğum halde ezberlediğim duaları tıkır tıkır okuyor, hiç unutmuyordum. Rahmetli oğlumun nöbetlerindeki halleri, çırpınmaları ve bir türlü onu okuyup üflememe rağmen çıkamadığı o tuhaf durumlarda çaresiz kalırdım hep.O yorgun düşer, bilinci hemen gelmez, geldiğinde de anlatamazdı. Zaten uykudan ölüme gitti. Neyse ben sana ve yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum. Ah o sihirli dualar. Ben Ayet-el Kürsi'yi ezberledim önce. Sonra türkçesini. Artık sırf türkçesinden günde kim bilir kaçlarca kez okuyorum. Kuran'ımız bize yeter. Onun yorumlarını biz de yapacak akla sahibiz. Ben o yorumlara ve işlerine geldiklerinde Allah'ı anmalarını hiç hoş karşılamıyorum.
    Toplum psikolojisinin iyi olmadığı bir gerçek. Bir de hasta olduklarının farkında olmayanlar, işte onlar tehlikeli. Yazdığın ' gerçekten beyinle alakalı gerçek psikiyatr hastası' bu belirttiğin,( yani düşünce yapısında pataloji olanların düzelmesi çok zor.Ancak ilaçlarla uyuşuk bir şekilde gezer dururlar. En zorudur bu durum. ). Ben erkek kardeşim çok kötü yaşadığı askerlikte ve sopalarla saatlerce dövüldükten sonra elimize verildiğinde bitmiş bir haldeydi. Sürekli görmediğimiz yaratıklardan yardım istiyordu. Mecburen hastaneye yatırdık. Çıktığında dini konulara ağırlık verdi. Namaza başladı. Tehlike geçmiş görünüyor. Şimdi yaşı epey ilerlemesine rağmen imanı sayesinde bir otelde gece güvenlik müdürü oldu. Allah hiçbirimizi kendi yolundan ayırmasın ve bunlarla bizi sınayıp, çaresiz hallerde uzun süre bırakmasın ve şeytanın şerrinden korusun. Senin için de dua edeceğim kardeşim. Dilerim olmaz bir daha. Selamlar sevgiler Yıldırım. Ayet-el Kürsiyi çok oku kardeşim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim,üşenmemişsiniz uzun bi yorum bırakmışsınız..oğlunuz için çok üzücü bi durum..Allah mekanını cennet eylesin..başınızdan çok sıkıntılar geçmiş,yazdıklarınızdan belli opluyor..Allahım herkesin yardımcısı olsun derim..benim bu anlattıklarım hemen herkesin başına gelebilen şeyler..gelmedi demek bence mantıksız bi durum..çünkü yukarıda da belirttim kur'anda bununla ilgili bazı ayetleri bile var..burda önemli olan bunlardan kurtulmak için Allaha sığınmak ve onun sözlerini (ayetleri) ve duaları okumak..Allaha şükür şu an öyle bi şey yok..ama yukarıdaki yazımda belirttiğim gibi,hiçbir insan bu tür şeylerden tamamen kurtulmaz..bunun nedenleri var..Allahın insanı çeşitli zorluklarla sınaması,şeytanın Allaha (insanı yoldan çıkaracağına,onunla uğraşacağına) dair vermiş olduğu yemin vs vs..her neyse,dediğim gibi Allah sığınmak ve onun sözlerini,ayetlerini ve ona dualarda bulunmak bu açıdan çok önemli kanaatimce..tekrardan uzun yorumunuz için teşekkür ederim..

      Sil
  2. ya gerçekten mi yaaa görünüyo mu böyle ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah(cc) isterse insana görünürler deepcim..

      Sil
    2. Allah(cc) isterse "insana görünürler" demişim.. :)) doğrusu Allah(cc) isterse "onları sana gösterir" olmalıydı..

      Sil
  3. Nerede ne varsa bende duaların gücü olduğuna inanıyorum. Tüm gerçeklikle kendinizi anlatmak kolay bir durum olmasa bile bunu başarmışsınız tebrik ederim sizi....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. duaların gücüne ben de inanıyorum..evt,bunu anlatmak pek kolay olmadı,hatta yayınlasam mı yayınlamasam mı diye bir ikilemde kalmıştım..ama sonra "belki aynı durumda olupta buna bi çare bulamayanlar olabilir,belki onlara bi faydamız dokunabilir" düşüncesiyle yayınlamayı düşündüm..umarım bu durumda olan kişilere de bir faydamız olmuştur..dileğiniz için teşekkür ederim..

      Sil